İstanbul’a sık sık iş seyahatleri yaparım ama bu şehre gelişimin bu kadar farklı biteceğini hiç tahmin etmemiştim. Akşam saatlerinde Taksim civarında bir otelde check-in yaptım. Hava kararmıştı, sokaklar kalabalıktı ama benim içimde bir boşluk vardı… Ne olduğunu tam tarif edemem ama o gece içimde bastıramadığım bir dürtü vardı. Farklı, derin ve cesur bir deneyim arıyordum. Ve bu arayışım beni “Travesti Alara” ile tanıştırdı.
Ona denk gelişim bir tesadüf değildi belki de. “İstanbul travesti” diye arattığımda profili hemen dikkatimi çekti. Gülüşünde bir sır gizliydi sanki, fotoğraflarındaki bakış ise hem tehdit edici hem de davetkârdı. Aradım… sesi düşündüğümden daha kadınsıydı, daha net, daha kararlı.
“Nerede kalıyorsun tatlım?” dedi.
“Taksim’de, butik bir oteldeyim,” diye cevap verdim.
“20 dakikaya oradayım,” deyip kapattı.
Saatler durmuş gibiydi. Aynaya baktım, üstüme taze bir gömlek geçirdim, parfüm sıktım. Kalbim garip bir şekilde hızlı atıyordu. 25 dakika sonra kapım çaldı. Açtığımda karşımda siyah, dar bir elbise giymiş, uzun sarı saçları ve koyu göz makyajıyla adeta bir tanrıça gibi duran Alara vardı.

İçeri girdi, gözlerini odada gezdirirken ben çoktan büyülenmiştim. Bir süre konuşmadık. Sessizlik vardı ama rahatsız edici değildi. O, yatağın kenarına oturdu, çantasından bir sigara çıkarıp pencereyi açtı. Dumanı dışarı doğru savrulurken bana döndü:
“Hazır mısın?”
Ben sadece başımı salladım.
Yanıma geldi. Parmak uçlarıyla göğsümde gezindi, yavaşça dudağıma yaklaştı. O an içimdeki tüm önyargılar, tüm toplumsal kabuller yerle bir oldu. Sadece hisler vardı. Alara, dokunduğu her yerde başka bir kıvılcım yaratıyordu. Öpücükleri yumuşaktı ama içinde gizli bir baskınlık da vardı.
Yatağa birlikte uzandık. Önce masajla başladı her şey. Elleri profesyonel gibiydi. Sırtıma bastıkça gevşedim, her dokunuşunda biraz daha teslim oldum. Daha sonra ise elleri dolaşmaya başladı… enseme, kulaklarıma, bacaklarıma…
Alara’nın bedeni erkeksi kalıntıları taşısa da, tavrı ve dokunuşu tamamen kadınsıydı. Bu ikilik beni çılgına çeviriyordu. Bir noktada üzerimdeki her şeyi çıkarmıştı. Yavaşça üzerime çıktı ve kulaklarıma fısıldadı:
“Hiç kimseye anlatamayacağın şeyleri yaşayacağız…”
O an zaman durmuştu. Ne dün vardı, ne yarın. Sadece o an. Ellerim onun ince beline sarılıyken, göğsüme yaslanışı ve teninin sıcaklığı tüm bedenimi sarhoş etti. Onunla olmak cinsellikten çok öte bir şeydi.
Birlikte geçirdiğimiz o 90 dakika, fiziksel yakınlıktan çok daha fazlasını içeriyordu. Bedenlerimiz kavuştu ama daha çok zihnimde bir kapı açtı Alara. Bir travesti ile geçirdiğim ilk deneyimdi bu ve Alara bunu özel kılmayı başarmıştı.
İşini bitirip hazırlanırken aynaya baktı.
“Bu gece seni yeniden doğurdum,” dedi gülümseyerek.
Haklıydı.
Giderken parfüm kokusu odada kaldı. Saat sabahın ilk ışıklarına yakındı ama uyuyamadım. Başımı yastığa koyduğumda düşündüğüm tek şey şuydu:
Bir daha İstanbul’a geldiğimde, Alara’nın numarasını tekrar çevireceğim.
