Merhaba arkadaşlar sizlere İstanbul Travesti olarak yaşamını sürdüren bir hatunla geçen maceramı paylaşmak istiyorum. Kadıköy’ün arka sokaklarında fazla dolanırsan bir gün başına illa ki garip bir şey gelir. O gece de aynen öyle olmuştu. Kadıköy’de arkadaşlarla bir iki bir şey içtikten sonra eve dönüyorduk. Sokak lambalarının altında kırmızı rujuyla dikkat çeken uzun boylu bir kadına denk geldim. Ya da travesti demeliyim. Ama öyle basit bir görüntüsü yoktu, tepeden tırnağa tarz, ayakta stiletto, üstünde dar bir deri etek, gözünde buğulu bir far.
Bir an bakıştık, sonra geldi yanıma, sesi hafif kalındı çünkü o bir travesti idi ama çekiciliği netti. O kadar rahat ve kendinden emindi ki, ben bile ilk başta afalladım. Şöyle bir sırıttı, adını sormadım bile o an, çünkü cümleye direk şöyle girdi: “Boş boş gezme, ister misin benimle gecenin tadını çıkarmayı?” Aslında planım eve gitmekti ama o gece sıradan geçmeyecekti belliydi. Elimi tuttu, yürümeye başladık. Yeldeğirmeni’nden Moda’ya doğru inerken arada sokak başlarında duran gençler, bira içen çiftler vardı ama kimse dönüp bakmıyordu bile.
Kadıköy Travesti İle Yaşadığım Çılgın Gece
İstanbul alışmış artık, kim kiminle ne yapıyor kimsenin umurunda değil. Moda’daki butik bir oteli önerdi. İsmini şimdi yazmayayım, bilen bilir Kendisi Kadıköy Travesti olarak çok ünlü biridir. Girdik içeri, resepsiyon bir şey sormadı bile. odaya çıktık. O kapıyı kilitleyene kadar olan birkaç saniyede içimdeki tedirginlik yerini meraka bırakmıştı. İçeri girer girmez çantasından küçük bir hoparlör çıkardı, slow bir parça açtı, ardından üzerindeki deri ceketi yere attı. Ben hala ayaktaydım. Üstüme geldi, aletime dokundu, “gerilmişsin” dedi.

Ne yalan söyleyeyim, o an vücudumun her hücresi elektrik aldı sanki. Oturduğumuz yatağın üstü geceye dair her şeyi anlatıyordu. Parfümünün kokusu, ruj izleri, içindeki o kıvraklık… İnsanı büyülüyordu klasik sevişmelerin çok ötesindeydi onunla yaşadığım. Dokunuşu kadındı ama yaklaşımı farklıydı. Öyle bir oyun kuruyordu ki, ben kim olduğumu unutmuştum. Sanki İstanbul’da yaşayan bir adam değil, onun kontrolünde bir oyuncu gibiydim.
Bir ara nefeslenmek için pencereyi açtım, dışarıdan gelen martı sesi ve deniz kokusu bile onun dudaklarından çıkan cümleler kadar etkileyici değildi. Kafamda sorular dönüyordu ama hiçbirini sormadım. O gece sadece hissettim. Şehirde “İstanbul travesti” kelimesi kimilerinin aklında sadece belirli görüntüler canlandırabilir. Ama aslında çok daha fazlası var. Kimileri sadece para için yapıyor olabilir ama bazıları gerçekten tutkuyu, oyunu, arzuyu en ince ayrıntısına kadar hissederek yaşıyor ve yaşatıyor.
Kadıköy Travesti İle Yaşadığım Çılgın Gece
O geceki kadının adı belki Melek’ti belki başka bir şeydi. Ama yaşattığı şey sıradan bir birliktelikten çok, zihinle bedeni aynı anda sarsan bir deneyimdi. Moda’daki o odadan çıkarken saat sabah 5’e yaklaşıyordu. Saçım başım dağınıktı ama yüzümde garip bir gülümseme vardı. Bir şey demedi, numara vermedi, sosyal medya sormadı. Zaten böyle gecelerin sabahı olmaz. Geriye sadece hisler kalır. Bir de arada sırada Karaköy’den Moda’ya yürürken aklına gelen bir gecelik deli hatıra.
Ve işin tuhafı ne biliyor musun? O gece bana hayatımda ilk defa gerçekten istenilen bir adam gibi hissettirdi. Ne rol yaptım, ne poz kesmeye çalıştım. Sadece ben oldum o da sadece o. Ve işte bu yüzden, bir daha aynı kişiyi görmesem de, İstanbul’un o sokaklarında dolaşırken hep bir umutla bakacağım çevreme. Belki bir gün bir başka gece, başka bir hikâyede yine kesişir yollarımız… Sessiz geceme renk katan bu İstanbul Travesti hanım ile kendimi buldum.
