O gece dışarıya sadece biraz kafamı dağıtmak için çıkmıştım. İstanbul’un o karmaşası, gündüzü ayrı dert gecesi ayrı bela. Taksim’e geldim çünkü ne zaman kafam bozuk olsa, oranın kalabalığı iyi geliyor. İnsanın kendi sesini bile duyamadığı bir yer ama nedense tam da bu yüzden rahatlatıyor. Saat gece yarısına yaklaşırken, İstiklal’in arka sokaklarında yürürken, gözüm birine takıldı. […]
