Hayatımda gördüğüm en çarpık ama en unutulmaz geceydi bu.
Yemin ederim hâlâ bazı anları hatırladıkça içim titriyor.
Her şey bir arkadaşımın lafıyla başladı.
“Abi sen hâlâ tek tek mi takılıyorsun? Bir gün seni bizim yere götüreyim, grup var, hem de travesti…”
Önce soğudum.
“Yok artık, grup ne lan? Travestilerle grup mu olur?”
Ama sonra merak galip geldi. Aradan iki gün geçti, bir cuma gecesi beni aldı götürdü. İstanbul’un göbeğinde, Fatih’in arka sokaklarından birinde küçük, karanlık bir bina.
Kapıyı çaldık. Açan kişi zaten başlı başına hikâyeydi. Mini etek, devasa göğüsler, simsiyah uzun saçlar… ama gözleri erkek gibi delici.
“İçeri gelin, üst kata çıkın, kızlar yukarıda.”

Yukarı çıktım. Oda karanlık ama içeride 3 travesti vardı. Her biri ayrı karakter:
- Selin: kısa boylu, kıvırcık saçlı, çılgın gibi hareketli.
- Asya: sessiz ama dominant bakan, gözleriyle soyan cinsten.
- Melda: tam bir delilik… ağzından sigara düşmüyor, küfürle konuşuyor ama kalçaları evrim dışı.
Selam bile vermeden üzerime çöktüler.
“Bu muymuş bugün gelen toy?” dedi Melda, sonra gülerek “Bunu parçalarız biz.”
İlk başta kalbim güm güm atıyordu. Ama içimdeki karanlık taraf sesleniyordu:
Kaçma, kal ve çözül
Kıyafetimi üzerimden parçaladılar. Yemin ederim düğmem bile sağlam kalmadı.
Biri ağzımı kapattı, diğeri kucağıma oturdu. Dudakları her yerimde dolaşıyordu.
Ellerim titriyordu ama öyle bir zevk alıyordum ki, dizlerim kilitlenmişti.
***“Travestiyle seks” diyorsun ya… Tek kişiyle bile baş edemiyorsun, burada üç kişiyle dönüşümlü cehennemi yaşadım.
Melda önümdeydi, Asya arkadan bastırıyordu, Selin ise beni yavaş yavaş çıldırtıyordu.
Odada inleme sesleri yankılanıyordu.
“Daha bitmedi delikanlı, ikinci tur yeni başlıyor,” dediler.
Ben zaten ilk turda mahvolmuştum.
Bir ara yatağın ucuna düştüm, nefes nefeseydim. Melda yanıma geldi, saçlarıyla yüzümü okşadı:
“Biz böyleyiz İstanbul’da. Grup travesti olayını sen daha yeni öğreniyorsun. Ama bağımlılık yapar, unutma.”
İçtiği sigarayı dudaklarımdan içeri verdi, gözlerime baktı:
“Bir daha geldiğinde tek başına gelme, seni parçalayanlar eksik kalır.”
Sabah sokağa çıktığımda gün yeni doğuyordu. Ayakkabımın biri elimdeydi, ruhum başka bir gezegende.
İstanbul travesti hayatı öyle kitaplarda yazmaz.
Ben yaşadım.
Üçüne de mesaj attım sabah.
“Delirdim, ama yine de tekrar istiyorum.”
