Aslında sadece bir bira içip eve dönmekti niyetim. Mecidiyeköy’e sabah sabah uğrayanlar bilir, bazıları geceyi tamamlar, bazıları daha yeni başlar. Ben o sabah başlatanlardandım sabah altı gibi Mecidiyeköy’e vurmuştum kendimi, ayık kafayla yürüyordum. Fakat Galatasaray Lisesi önünde kenarda sigara içen, simsiyah uzun saçlı, gözleri çerçeveli, suratı bembeyaz bir travesti dikkatimi çekti. Bir an göz göze geldik suratında o alaycı gülüş vardı “Yorgunsun sen” dedi.
İstanbul travesti sahnesi kalabalıktır, ama bu kadın — evet kadın diyorum çünkü bana öyle hissettirdi — farklıydı. Adını sonra öğrendim Alara ama o an sadece peşinden yürümek istedim. Ne zaman nasıl yürüdük hatırlamıyorum ama kendimi Mecidiyeköy tarafında bir apart otelin loş koridorunda buldum. Ayakta bile zor duruyordum uykusuzluktan ama İstanbul Travesti Alara’nın vücut dili, sesi, mimikleri öyle bir sarıp sarmaladı ki, yorgunluk falan hak getire.

İstanbul’un sabah serinliğinde içeri girince, oda bir anda buhar doldu sanki. Soyunurken hiç utanmadı beni de soydurdu ama bu klasik bir ilişki değildi. Alara’nın elinde her şeyi kontrol eden bir güç vardı. Ne yaptıysa bilmiyorum ama odaya giren adamla çıkan aynı kişi değildi. Mecidiyeköy Travesti aktif İstanbul sokaklarında çok anlatılır ama Alara’yı anlatmakla bitmez. Sadece cinsellik değil, bir dominasyon vardı. Gerçekten istenmek, değer görmek, ezilmeden ama teslim olarak zevk almak…
Mecidiyeköy Travesti Alara İle Uyandığım O Ters Sabah
Bunlar için para vermezsin normalde. Ama onun yanında olduğunda bu duygular sana bir hediyeymiş gibi geliyor. Nefesini ensemde hissettikçe aklım gidiyordu. Birçok adam İstanbul travesti ilanları kısmında ne aradığını bile bilmeden mesaj atıyor. Ama işte bazen şansına gerçekten ne aradığını bilen biri düşüyor Alara öyleydi. Kendini övmüyor, numara çekmiyordu ne vereceğini, ne alacağını biliyordu. Sabah yediye doğru o odada ne nefes kaldı ne terlemediğimiz köşe. Hatta pencereyi açtım, hâlâ buhar vardı camda.
Bir bardak su getirdi, çıplak vücuduyla yatağa uzandı. Mecidiyeköy’ün ortasında, gözleri kapalı, dudakları hafif aralanmış, İstanbul’un bütün pisliğinden arınmış gibi bir kadındı o an. Kendine özgüydü, sahici bir İstanbul travesti bayan karakteriydi. O sabah onunla yaşadığım şey sadece tensel bir paylaşım değildi, ruhuma işlemişti. Mecidiyeköy Travesti Alara gibi biriyle bir daha karşılaşır mıyım bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey, o sabah odamda uyanan kişiyle aynaya bakan kişi aynı değildi. Kafamda bir ses dönüyordu: “Uyan ama bu rüyayı unutma.”
